ŞABAN 2 (18 NİSAN) - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

ŞABAN 2 (18 NİSAN)

ÖZEL KUR-3

MEAL”

EN’ÂM-148-149. “Şirkte diretenler, (şirk koşmalarına bahane olarak) bir de şöyle diyeceklerdir:
Eğer Allah dilemiş olsaydı, biz de, atalarımız da O’na ortak tanımaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık.”

Onlardan öncekiler de böylesi bahanelerle peygamberleri yalanlamışlardı ama neticede o çok çetin azabımızı tattılar.

De ki: “Dayandığınız bir bilgi, bir belge mi var da böyle iddia ediyorsunuz; eğer öyle ise haydi o belgeyi bize gösterin!

Gerçek şu ki, siz sadece kuru bir zanna uyuyorsunuz ve siz, ancak nefsanî ölçülere, keyfinize, menfaatlerinize göre konuşuyorsunuz.”

De ki: “(Lehinizde veya aleyhinizde) kesin ve eksiksiz delil Allah’ındır. Eğer O (iradenizi iptal ederek hakkınızda) bir şey dileyecek olsa idi, (sizi iman etmeye mecbur bırakır ve) hepinizi doğru yola iletirdi.”

Not: Allah, iman adına herkesin vicdanında iman esaslarını tasdik edecek derecede delilleri serdeder, iman için akla kapı açar, fakat iradeyi insanın elinden almaz ve kimseyi imana zorlamaz.

Kimsenin küfre girmesini ise asla irade etmez; O’nun küfre, şirke, haramların helâl helâllerin haram kılınmasına asla rızası yoktur.

------------------------------------------------------------------------------

HADİS”

Gençlerinizin en hayırlısı,
(sefahetten uzak durmakta ve temkinli davranmakta)
ihtiyarlara benzeyendir.

Yaşlılarınızın en fenası ise,
(başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta heva-perest) gençler gibi yaşayandır.”

(Enes b. Malik ve Vâsile b. Eska’dan, radıyallahu anhumâ, Taberani, Mucemu’l-Kebir, 22/83;
Ebu Yala, Müsned, 13/389; Beyhakî, Şuabu’l-İman, 6/168)

------------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Ümitle uzun yollar aşılır; ümitle kandan irinden deryalar geçilir ve ancak ümitle dirliğe ve düzene erilir.

*Ümit dünyasında mağlup olanlar, pratikte de yenilmiş sayılırlar.

*Ne yiğitçe ve çalımla yola çıkanlar vardır ki, iman ve ümit zaafından ötürü, yarı yolda kalmışlardır.

*Küçük bir zelzele, gelip geçici bir fırtına, akıp giden bir sel onların azim ve iradelerini de beraber alıp götürmüştür.

*Ya kendilerine ümitle bağlanılıp sonradan onlarla beraber yeis bataklığına düşüp boğulanların hâli, o hepten yürekler acısıdır.

*Makama, mansıba ümit bağlamış; servete, sâmâna gönül vermiş ve gelip geçici, yıkılıp gidici şeylerle avunup durmuş kimselerin, er geç hüsrana maruz kalacakları muhakkaktır.

*Sonsuza bağlanmış ve ümitle dolu bu gönüller, bahar demez, yaz demez; hazan demez, kış demez, kucak kucak meyvelerle gelir ve o görkemli kametten bekleneni mutlaka yerine getirirler.

*Bizim topyekûn bir millet olarak, şuna-buna değil, dayanıp darılmayan, azmedip yılmayan ve hele ümitsizliğe asla kapılmayan yol göstericilere; hem de ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyacımız var.

------------------------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.” (Nisâ sûresi, 4/103)

Bir zamanlar, yaşı, cüssesi ve mevkisi büyük bir adam bana dedi ki:

Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa kılmak insana çok geliyor. Bitmediğinden usanç veriyor.”

O adamın bu sözünden hayli zaman sonra nefsimi dinledim, aynı sözleri söylediğini işittim. Ona baktım, tembellik kulağıyla şeytandan aynı dersi aldığını gördüm. O vakit, o adamın, âdeta kötülüğü arzulayan bütün nefisler adına konuştuğunu veya bu sözün ona söyletildiğini anladım.

Kendi kendime dedim ki:
Madem nefsim daima kötülüğü emrediyor, nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez. Öyleyse işe nefsimden başlarım.”

Ey nefis! Koyu bir cehalet içinde, tembellik döşeğinde, gaflet uykusunda söylediğin bu söze karşılık benden şu beş “ikaz”ı dinle!

Birinci İkaz:
Ey bedbaht nefsim! Acaba ömrün ebedî midir? Gelecek seneye, hatta yarına çıkacağına dair elinde senedin mi var?

Sana usanç veren, ebedî yaşayacağını zannetmendir. Keyif için dünyada ebediyen kalacakmış gibi nazlanıyorsun. Eğer ömrünün kısa olduğunu ve faydasız işlerde gittiğini anlasaydın, elbette, onun yirmi dörtte birini, sana hakiki ve ebedî bir hayatta saadeti kazandıracak güzel, hoş, rahat ve bereketli bir hizmete sarf ederdin. Usanmak şöyle dursun, bu sende ciddi bir şevk ve hoş bir zevk uyandırırdı.

İkinci İkaz:
Ey doymak bilmeyen nefsim! Her gün her gün yemek yiyor, su içiyor ve havayı teneffüs ediyorsun; bunlar sana usanç veriyor mu?

Madem vermiyor, hatta ihtiyaç tekrar ettiğinden usanç duymuyor, aksine, onlardan lezzet alıyorsun. Öyleyse bedenimde senin arkadaşların hükmündeki kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı olan ve Rabbanî latifelerimin tatlı havasını kendinde toplayan namazın da seni usandırmaması gerekir.

(Devamı Yarın)

------------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Rahmeti, merhameti, şefkati sonsuz Allahım!
İstediklerimizi, Senin birbirinden güzel isimlerin, ulvî sıfatların, tastamam kelimelerin, indirdiğin mukaddes kitapların ve özellikle Kur’ân-ı Mübîn’in, Senin kulun ve Resûlün, bizim efendimiz olan Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa hürmetine istiyoruz.

Ey farklı zaman dilimlerinde kullarının gönüllerini mukaddes kitaplarıyla nurlandıran!
Ey hesabı pek çabuk olan!
Ey bendeleri dergâhına yönelince onların dualarına icabet buyuran!
Ey dünyada ve ukbada kullarına merhametle muamelede bulunan!
Ey onlara şah damarlarından daha yakın olan ve dileklerine icabet eden!
Ey yarattıklarına sevgisi ve şefkati hudutsuz olan!
Ey ihsanlarını bol bol yağdıran celâl ve ikram sahibi, Hayy u Kayyûm, Yüceler Yücesi Rab!

Bize de hem dünyada iyilik ve güzellik ver, hem de âhirette iyilik ve güzellik ver ve bizi Cehennem azabından muhafaza buyur.”

Allah’ım! Engin rahmet hazinelerine müracaat ediyor, hidayetimizi, takvamızı, iffetimizi ve gönül tokluğumuzu ziyadeleştirmeni diliyoruz.

Bela cenderelerine maruz kalmaktan, şekavet vadilerine yuvarlanıp bedbaht olmaktan, hakkımızda takdir buyuracağın acı kazadan ve düşmanlık besleyen insafsızların şamata ve eğlence malzemesi olmaktan yine Senin sonsuz şefkatine sığınıyoruz.

Bilebildiğimiz yahut bilemediğimiz ne kadar iyilik ve güzellik varsa, şimdi ve sonra o güzelliklerin hepsiyle bizleri sevindir.

Bütün hamd ü senalar Sanadır ya Rab.
Kendisinden yardım dilenilecek ve tevekkül edip inayetine sığınılacak da yalnız Sensin.
Sonsuz güç ve kudret de sadece Sana aittir.

Senin kulun ve nebîn, bizim Efendimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) hayır ve iyilik adına Senden ne dilemişse biz de onların hepsini diliyor ve O masumlar masumunun sığındığı bütün şerlerden de Senin yüce dergâhına iltica ediyoruz.

Allah’ım! Benim Rabbim Sensin. Senden başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Beni Sen yarattın; şüphesiz ben Senin kulunum ve gücüm yettiğince Sana verdiğim sözlerimde durmaya ahdettim. Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğüm kötülüklerden dolayı Senin affına sığınıyorum. İhsanlarının sınırsızlığına rağmen Sana karşı içine düştüğüm isyanlardan dolayı bin pişmanım. Bağışlamak şanından olan Yüce Rabbim, bu aciz bendeni de bağışlayacağını ümit ediyorum. Çünkü günahları Senden başka bağışlayacak hiç kimse yoktur.”

Rahmeti sonsuz Rabbimiz! Senden, gönüllerimizin derinliklerine her zaman orada kalacak bir havf hissi yerleştirmeni istiyoruz, istiyoruz ki, o havf hissi Senin sevip hoşlanmadığın şeylerden bizi sakındırsın.

Habîb-i Ekrem’in gibi biz de Senin cemâl-i bâ-kemâlini müşahedeye ve Sana vuslata şevk diliyoruz.

Bizi, Cennet’e götüren yol saydığın ilim yolundan ve ibadetlerin en faziletlilerinden biri olarak tavsif buyurduğun tefekkür ibadetinden uzak düşürme.

Nezdindeki sırlar ve zararları defeden ismin hürmetine, es kaza içine düştüğümüz günah ve ayıpları tekrarlamaktan bizi muhafaza buyur.

İlim öğrenme sevdasıyla yanıp tutuşan, öğrendiklerini hayatına tatbik etmek için didinip duran ve bu çizgide sâbit-kadem olan bahtiyarlardan eyle.

Ey Yüce Rabbim! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve tertemiz ailesine salât ü selâm et ve bereket ihsan eyle. O salât ü selâm ve bereket hakkı için beni ve kadın erkek bütün inananları da bağışla; ey afv u mağfireti en güzel ve en hayırlı olan!

------------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ:  " EL - MUHYÎ "

TESBİH ADEDİ: 68

TESBİH NİYETİ: İŞLERİN BAŞARILI OLMASI…

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön