ŞABAN 21 (7 MAYIS) - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

ŞABAN 21 (7 MAYIS)

ÖZEL KUR-3

MEAL”

A’RÂF-187. “(Ey Rasûlüm!) Sana Kıyamet’in ne zaman gelip demir atacağını da soruyorlar.

De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır.”

O’ndan başka kimse onun üzerindeki bilinmezlik perdesini kaldıramaz.

Kıyamet, göklerle yer ve onlarda bulunan bütün varlıklar için dayanılması çok zor bir hadisedir.

O, size beklenmedik anda ve birden gelir.

Sanki sen onun vaktini merakla araştırıyormuşsun ve peygamber olman da onu bilmeni gerektiriyormuş gibi, onu sana ısrarla soruyorlar.

De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır, fakat insanların çoğu bu gerçeği de bilmezler.”

------------------------------------------------------------------------------------------

HADİS”

"Allah'tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli olun!"

(Müslim, Hibe, 13)

------------------------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Evet, ebedî mutluluk bir ulûfe olmayacağı gibi sonsuz nimetler de bir buluntu değildir.

*Aksine, her saadet, aşılması çok zor sarp tepelerin arkasında ve her nimet de, bin konağı olan, uzun bir yolun en son durağındadır.

*Evet, her nimet, upuzun külfetlerin gelip geçtiği yollarda gelişir ve her saadet de, bir sürü mahrumiyetlerden sonra elde edilir.

*Mısır’a hükmedebilmek için, kova gibi kuyuya salınmak, bir tutsak gibi esir pazarlarında dolaştırılmak ve bir mücrim gibi zindanlara atılmak şart ise, bunu değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

*Hikmet elinin açtığı yolu kim değiştirebilir ki..?

*Onu değiştirmeye kalkışmak, fıtrata ve eşyanın tabiatına ilan-ı harp demektir.

*Şu sıkışmış bulutun hâline, şu doğum yapan ananın iniltilerine ve bin bir güçlükle yuvasını örmeye çalışan, şu kuşun, şu örümceğin sa’y ve gayretine dikkat edin!

*Fıtrat kanunlarının herkes için aynı değişmezlik içinde olduğunu göreceksiniz...

*İnsan ruhu da öyledir. Baş aşağı maddenin bağrına indiği günden itibaren, aslına avdet edebilmek için, kalıptan kalıba girer; ızdırap görür, ızdırap duyar; ızdırapla haşr ü neşr olur ve madde ile bütünleşerek ebedî saadetini örmeğe çalışır.

* “İnsan, sıkıntılar için yaratılmış” ve yolunu yığın yığın ızdırabın beklediği çileli bir yolcudur. Onun asıl kahramanlığı da, yolundaki bu güçlükleri yenmesine bağlıdır.

------------------------------------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

Bak şu akıp giden kâinatta, şu seyyar varlıklar arasında dolaşıp duran canlılara!

Göreceksin ki, her birinin üstünde, Hayy ve Kayyûm Yaratıcının koyduğu pek çok mühür vardır.

Onlardan biri şudur: Bir canlı, mesela insan, âdeta kâinatın küçük bir misali, yaratılış ağacının bir meyvesi ve şu âlemin bir çekirdeği gibi, çoğu varlık türünün numunelerini içinde barındırır.

Âdeta o, bütün kâinattan gayet hassas ölçülerle süzülmüş bir damladır.

Demek, şu canlıyı yaratmak ve ona Rab olmak için bütün kâinatı hükmü ve idaresi altında tutmak gerekir.

İşte, eğer aklın evhamda boğulmamışsa anlarsın ki:

Bir kudret kelimesini, mesela bal arısını, çoğu şeye bir çeşit küçük fihrist yapmak..
bir sayfada, mesela insanda, şu kâinat kitabının birçok meselesini yazmak..
bir noktaya, mesela küçücük incir çekirdeğine koca incir ağacının programını yerleştirmek..
bir harfte, mesela insanın kalbinde, Cenâb-ı Hakk’ın şu koca âlemin safhalarında tecelli eden ve onu kuşatan bütün isimlerinin eserlerini göstermek..
insanın bir mercimek tanesi büyüklüğündeki hafızasına bir kütüphane kadar yazı sığdırmak ve bütün yaratılış hadiselerinin etraflı bir fihristini o hafızada saklamak,

elbette ve elbette her şeyin Hâlık’ına, bu kâinatın Rabb-i Zülcelâl’ine has bir mühürdür.

İşte canlıların üstündeki pek çok Rabbanî mühürden yalnız biri nurunu böyle gösterir ve O’nun ayetlerini okutursa, acaba bütün o mühürlere birden bakabilsen, hepsini görebilsen, “Zuhurunun şiddetinden gizlenmiş olan Zât’ı her türlü kusur ve noksan sıfattan tenzih ederiz.”  demeyecek misin?

Şu damlalardaki ve cam zerrelerindeki güneşçikler ve çeşit çeşit renkler güneşin tecellisine verilmezse bir tek güneş yerine sayısız güneşi kabul etmek lâzım gelir.

Böylece imkânsız içinde imkânsız bir hurafe kabul edilmiş olur.

Aynı şekilde, eğer her şey Kadir-i Mutlak’a verilmezse, bir tek Allah’a karşılık, belki kâinattaki zerreler sayısınca ilahı kabul etmek gibi, yüz derece akıl dışılığı mümkün görüp divanelik hezeyanına düşülür.

------------------------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Allah’ım! Ne ile ve nasıl dilersen, bizi öyle her türlü kötülükten koru. Sen mutlaka dilediklerini yapmaya muktedirsin. Ey en güzel Mevlâ/yüce dost ve en güzel yardımcı!

Ey Rabbimiz! Bizi mağfiret buyur; şüphesiz dönüşümüz ancak Sanadır. Seyyiâttan uzak durmak ve salihâtı yerine getirmek için bizde bir güç ve kuvvet yoktur. Bütün güç ve kudret yalnız ululuk ve azamet tahtının yegâne Sultanı Allah’a aittir.

Sübhansın Allahım! Her türlü eksiklikten berîsin. Senin Kendini sena ettiğin gibi biz Seni sena edemeyiz.

Sen Yüce Zâtını nasıl sena etmişsen öylesin. Şanın başları döndürecek kadar uludur. Yakınlığına erenler de sadece izzet bulurlar.

Ey hayatı Kendinden, ebedî hayy olan Hayy! Ey Kendi Kendine kâim olan Kayyûm!
Ey gökleri ve yeri akıllara hayret salacak güzellikte yaratan! Ey mülkün yegâne Sahibi!

Ey sonsuz celâlle ikram ve cemâli cem’ eden Zü’l-celâli ve’l-ikram! Senden başka bir ilah yoktur; biz de Senin yardımını dileniyoruz.

Ey rahmet ve yardımını dilenenlerin imdadına koşan Rabbimiz; yegâne ilah Sensin; Senden başka bir ma’bud yoktur.

Ey Merhametliler Merhametlisi! Şanı yüce Nebîn hürmetine bize de tevfîkini bahşeyle, bizi de muvaffak kıl.

Ey merhameti bütün merhametlerin ötesinde olan Rabbimiz! Her hâlimizi ıslah buyur.

Ey yarattıklarına fazl u keremi devamlı olan, atıyyelerini bahşetmek üzere inayet elleri hep açık bulunan, başları döndürüp akılları hayrette bırakacak kadar güzel lütuf ve mevhibeler bahşeden, isyankâr kullarının günah ve hatalarını bağışlayan Yüceler Yücesi Allahım!

Allah’ım! Bizim efendimiz, Senin de kulun, elçin, habîbin, sadık ve emîn resûlün, hak yolunu açıp şehrah eyleyen kâmil-i mükemmel son nebî Hazreti Muhammed’e salât ve selâm eyle.

Cennet’te, O Habîb-i Huda’ya, niyazındaki vesîleyi, yine en üstün mertebelerden biri olan fazileti ve
en yüksek dereceleri ver.

Yine O’na vaad etmiş olduğun makam-ı mahmudu, havzı ve livâ-ı hamdi lutfet; Sen, hiç şüphesiz, vaadine muhalefet etmezsin.

O Senin sevip seçtiğin Habîb-i Mücteba, şefaat yetkisi verip hoşnut olduğun Şefî-i Murtaza, elçi yapıp saflardan saf hâle getirdiğin Resûl-i Mustafa ve insanlığın en hayırlısı kıldığın Nebiy-yi Münteka’dır.

Allah’ım Nâm-ı Celîlin yeryüzündeki bütün gönüllerde duyulacağı zamana kadar, O Habîb-i Edîb’ine ve âl ü ashâbına her an salât ü selâm ve bereket ihsan eyle!

Allah’ım! İnsanlık âleminin en şereflisi.. bütün iman hakikatlerinin buluşma noktası.. ihsan tecellîlerinin mukaddes mahalli.. Rahmanî sırların merkezi.. memleket-i Rabbaniyenin müzeyyen yıldızı.. nebîler gerdanlığının ortasındaki şâşâlı mücevheri.. peygamberler ordusunun seraskeri.. mükerrem elçiler kervanının yanıltmaz rehberi.. topyekün insanlığın medâr-ı şerefi.. izzet sancağının sancaktarı.. şan u şeref dizginlerinin zimamdarı.. ezel sırlarının şahidi.. sâbikûn-u evvelînin nurlarının müşahidi.. evveliyet lisanının tercümanı.. ilim, hilim ve hikmetin menbaı.. cüz’î ve küllî bütün nurların mazharı.. arz ve semadakilerin gözdesi.. iki cihanın ruhu.. dünya ve âhiret âlemlerinin yanılmaz ve yanıltmaz rehberi.. ubûdiyet erlerinin zirvesi.. seçkin konumların müşahhas ahlâkı.. hillet ve hullet makamlarının müstesna mümessili.. Habîb-i Ekrem.. Resûl-i Muazzam.. Nebiy-yi Muhteşem Efendimiz Muhammed ibn Abdülmuttalib’e, diğer enbiya ve mürselîne, melâike-i mukarrebîne, bütün ehl-i taata ve gökler ve yerlerdeki salih kullarının hepsine, en faziletli salavât, en müzekkâ tahiyyât ve hem fazilet hem de adet bakımından en yüksek berekât ile; zâkirler Seni zikrettikleri, gafiller de gaflet içinde bocalayıp durdukları sürece salât ü selâm eyle. Çok salât ü selâmlarla, milyonlar ve onun katı salât ve selâmlarla, her an onlara salât ve selâm eyle ey Âlemlerin Rabbi Allahım!

------------------------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ: " EL - TEVVÂB "

TESBİH ADEDİ: 409

TESBİH NİYETİ: TÖVBELERİN KABUL OLMASI…

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön