ŞABAN 4 (20 NİSAN) - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

ŞABAN 4 (20 NİSAN)

ÖZEL KUR-3

MEAL”

EN’ÂM-152-153: “Rüşdüne erinceye kadar en güzel tasarruf şekli dışında yetimin malına da yaklaşmayın.

Ölçüyü ve tartıyı tastamam yapın –Biz, hiç kimseye kapasitesi üzerinde bir sorumluluk yüklemeyiz–;

konuştuğunuz zaman, en yakınlarınızın aleyhinde bile olsa hakkı ve doğruyu söyleyin;

ve Allah hakkı ile ilgili bütün sorumluluklarınızı, Allah’a verdiğiniz sözleri ve Allah adına başkalarıyla yaptığınız sözleşmeleri yerine getirin.

Bütün bunları Allah size buyuruyor ki, üzerlerinde düşünüp gereken öğüdü alasınız.”

İşte, (Allah’ın size okuyup açıkladığım hükümleriyle) benim dosdoğru yolum:

o halde ona tâbi olun.

Başka yollara uymayın ki, o yollar sizi grup grup parçalayarak Allah’a giden yoldan ayırmasın.

O’na karşı saygılı olup itaatsizlikten sakınasınız ve O’nun koruması altına giresiniz diye Allah bunları size emrediyor.”

----------------------------------------------------------------------------

HADİS”

Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler de bellidir.

Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır.

Şüpheli konulardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur.
Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar.
Tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki,
onun bu arâziye girme tehlikesi vardır.

Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arâzisi vardır.
Unutmayın ki, Allah’ın yasak arâzisi de haram kıldığı şeylerdir.
Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır.
Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur.
Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.”

(Nu’mân İbni Beşîr’den radıyallahu anhümâ, Buhârî, Îmân 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, 108)

----------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*İnsanı, insan olduğu için sevmek ve ona saygılı olmak; Yaratıcı’ya saygılı olmanın ifadesidir.

*Yoksa kendi gibi düşünenleri sevmek ve saymak, samimî ve insanca bir sevgi ve saygı değil, bir bencillik ve insanın kendi kendini putlaştırması demektir.

*Hele hele, temel düşünce ve tasavvurda, aynı çizgide olup da, tıpatıp bizim gibi düşünmeyenleri horlama ve hakir görme bir mürüvvetsizlik ve hodgâmlıktır.

*Geleceğin mimar ve kurucuları, meseleleri çıkış noktalarına, sebeplere göre değil; gayelere göre mütalaa edecek yüksek himmetli bir kadro olacaktır.

*İnsanlığın gelecekte alacağı cebrî keyfiyet, hele içinde bulunduğumuz dünya itibarıyla, bizi dikkat ve teyakkuza zorluyor ki, şu anda aceleden vereceğimiz herhangi bir kararın, ileride telafisi imkânsız hatalara sebebiyet verme ihtimali vardır.

*Bunun içindir ki, geleceğin mimarları, kuracakları dünyayı, insanlık sevgi ve saygısına dayalı bir mânâ ve görünüm içinde kurma mecburiyetindedirler.

*Her fert, eline aldığı “doğru”nun bir parçasıyla, başka doğruları inkâr ve herkesi elindeki parçacığa ittiba etmeye mecbur saydığı müddetçe, yeni terkiplere ve kurtarıcı reçetelere ulaşmaya imkân var mıdır?

*Farklı düşüncedeki birinin, yol ve sisteminin kritiğini yapabiliriz. Bu, aklın farklı işleyişinin ifadesidir. Ama eğer, aynı ufka ulaşmak için çırpınıp duruyorsak, hiç olmazsa onun düşüncesine de saygı göstermeliyiz.

*İnsana saygılı olalım! Onun hâvi bulunduğu yüce hakikatlere saygılı olalım. Yaratan’ından ötürü, onu sevip saymasını bilelim. Bu anlayış içinde geliştirebildiğimiz bir topluluk, eninde sonunda kendine gelecek ve kaybettiği şeyleri telafi etmesini bilecektir.

----------------------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

(Dünden Devam)

Dördüncü İkaz:
Ey sersem nefsim! Acaba kulluk vazifesi neticesiz ve ücreti az mı ki sana usanç veriyor?

Mesela bir adam sana biraz para verse veyahut seni korkutsa, akşama kadar çalıştırır, sen de itiraz etmeden çalışırsın.

Peki, bu dünya misafirhanesinde aciz ve fakir kalbini zenginleştiren, elbette gireceğin kabrini ışıklandıran, her halükârda hesap vereceğin mahşerdeki o büyük mahkemede sana kurtuluş senedi ve ister istemez üstünden geçeceğin sırat köprüsünde nur ve burak olacak namaz neticesiz midir veyahut karşılığı az mıdır?

Bir adam yüz liralık bir hediye vaat etse, seni yüz gün çalıştırır. Sözünden dönme ihtimali olan o adama güvenir, usanmadan çalışırsın.

Acaba sözünden dönmesi imkânsız bir Zât, sana cennet gibi bir karşılık ve ebedî saadet gibi bir hediye vaat etse, seni pek az bir zaman, güzel bir vazifede çalıştırsa, buna rağmen hizmet etmezsen veya isteksizce, usançla, yarım yamalak hizmetinle O’nu yalancılıkla itham edip hediyesini hafife alırsan, şiddetli bir cezaya ve dehşetli bir azaba müstahak olacağını düşünmüyor musun?

Dünyada hapis korkusundan, en ağır işlerde şikâyet etmeden çalıştığın halde, cehennem gibi ebedî bir hapsin korkusu, hafif ve hoş bir vazife için sana gayret vermiyor mu?

(Devamı yarın)

----------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Ey kalblerin ancak yakınlığıyla sükûn ve itmi’nana erdiği.. hayatın sadece lütf u ihsanlarıyla başladığı ve devam ettiği.. ünsüyle ve dergâhının kapısını hep açık tutmakla, salih ve mukarreb kullarının gönüllerine ferahlık salan.. ölümü ve hayatı yaratan.. dilediklerini saîd kılıp yakınlaştıran, müstehakları da şakî eyleyip uzaklaştıran.. kalb gözünü kendi iradeleriyle görmez hâle getirenleri dalâlet çukurlarına atan.. temiz gönülleri sırat-ı müstakîme ulaştıran.. fakirliğe maruz bırakan ya da zenginlikle serfiraz kılan.. kullarını imtihan eden.. dilerse affeden.. her şeyi takdir buyuran ve irade ettiklerini kazasıyla varlık sahasına çıkaran Yüceler Yücesi Allahımız!

Biz katiyen inanıyoruz ki, olup biten her şey Senin ezelde takdir buyurduğun büyük planın birer parçası olarak meydana gelmektedir.

Rabbim! Senin kapından başka hangi kapıya yönelebilir, Senden başka kime teveccühte bulunabilirim?

Ululuk ve azamet tahtının yegâne sultanı Sensin; güç ve kuvvet de yalnız Sana aittir.

Yüce Rabbim! Maksûd-u Hakikî Sen iken, başka kimi maksat ittihaz edebilirim ben?

Biricik ma’bûd Sen iken, başka kime ubudiyette bulunabilir kapının kulu bu benden?

Bütün hazineler Senin tasarrufun altındayken benim ihtiyaçlarımı Senden başka kim karşılayabilir?

Ey kullarının Kendisine tevekkül ettiği.. korku hissine kapılanların dergâhına sığındığı.. darda kalmışların ümitlerini ihsanlarına bağladığı.. ızdırar içerisinde kıvranan bîçarelerin güç ve kuvvetinin sonsuzluğuna, rahmetinin enginliğine sığındığı.. ellerin fazl u keremine açıldığı ve dileği olanların kapısına yöneldiği Ulu Mevlâm!

Hiçbir surette ve hiçbir sebeple Sana karşı şekvada bulunma hakkım yoktur; ben de salih kulların gibi rahmetini ümit ediyor ve inayetini diliyorum; beni tevekkül gibi yüce bir hasletin özüne ulaşmış bahtiyarlardan eyle! Ey kullarına en yakın olan, onları işiten ve isteklerine icabet eden Rab! Bu çaresi tükenmiş kulunun dileklerine de cevap ver; onun endişe ve korkularını da gider ve umduklarında onu haybet ve hüsrana uğratma!

Yüce Allahım! Bizler yürüyeceğimiz yolu tam olarak bulamamış bir kısım şaşkınlarız; yolların en müstakîmine Sen bizi hidayet et!

Fakirliğimize, zayıflığımıza ve aczimize derman ol; günahlarımızı yarlığa, ey Nur, ey Hâdî, ey Ğaniyy, ey Kaviyy, ey Ğafûr u Rahîm!

----------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ:  " EL - HAYY "
TESBİH ADEDİ: 18
TESBİH NİYETİ: SÖZÜN TESİRLİ OLMASI, SÖZÜ TESİRLİ OLMAK…

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön