24. GÜN - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

24. GÜN

ÖZEL KUR-1

MEAL”

NİSA-107:Kendi öz canlarına ihanet edenlerden yana tartışma ve savunmada bulunma.
Şüphesiz ki Allah, hele hele hainlikte ve büyük günah işlemede çok ileri gidenleri hiç sevmez.”
108: (Yaptıkları ihanet ve işledikleri günahları) insanlardan gizlemeye çalışırlar da, onları Allah’ın gördüğünü hiç düşünmezler.
Hâlbuki onlar, bilhassa gece karanlığında gizli gizli Allah’ın razı olmayacağı ihanet ve tezvirat planları yaparlarken O daima yanı başlarındaydı.
Allah, her ne işliyorlarsa hepsini (ilim, görme, işitme ve kudretiyle) zaten kuşatmış durumdadır.”
109: Haydi diyelim, siz bu dünya hayatında onlardan yana tartışma ve savunmaya giriştiniz; iyi de, ya Kıyamet Günü onları Allah’a karşı kim savunacak veya kim onlara vekil olup (yaptıklarının karşılığını ödeyecek)?

-----------------------------------------------------------------------------

HADİS”

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allahu Zülcelâl hazretleri buyurdu ki: "Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim."

-----------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*İyileri iyilikleriyle alkışla; inanmış gönüllere karşı mürüvvetli ol; inançsızlara öyle yumuşak yanaş ki, kinleri, nefretleri eriyip gitsin ve sen, soluklarında daima Mesih ol..!
*Yolların en renklisinde ve beyanların en çarpıcısıyla göklerle alışverişinde bir Yüce Rehber’in arkasında olduğunu unutma!
*Unutma ve bu hususların bir tekine bile sahip bulunmayanları düşünüp, insaflı ol.!
*Kötülükleri iyilikle sav; görgüsüzce muamelelere aldırış etme! Herkes, davranışlarıyla kendi karakterini aksettirir. Sen, müsamaha yolunu seç ve töre bilmezlere karşı âlicenap ol..!
*Sevgiyi sevip düşmanlığa düşman olmak, inançla coşan bir kalbin en mümeyyiz vasfıdır.
*Herkesten nefret ise, ya gönlü şeytana kaptırmışlık veya bir cinnet eseridir.
*Sen, insanı sev; insanlığa hayran ol..!
*Daima insanca davran ve merhametli ol..!
*Hâsılı, insanlar içinde sevgi ve itibarını korumak için, Hak için sev! Hak için nefret et! Ve gönlü Hakk’a açık bir insan ol..!

-----------------------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

Mesela nasıl ki, her kavanozunda harika ve hassas ölçülerle alınmış, hayat veren macunlar ve ilaçlar bulunan mükemmel bir eczane, şüphesiz gayet maharetli, kimyager ve hikmetle iş gören bir eczacıyı gösterir.

Aynen öyle de, yeryüzü eczanesinde bulunan dört yüz bin çeşit bitki ve hayvan kavanozlarındaki canlı macunlar ve ilaçlar, yeryüzünün bu misaldeki eczaneden mükemmelliği ve büyüklüğü ölçüsünde, okuduğunuz tıp ilminin penceresinden, büyük yeryüzü eczanesinin sahibi olan Hakîm-i Zülcelâl’i kör gözlere de gösterir, tanıtır.

Hem mesela, nasıl ki binlerce, çeşit çeşit kumaşı basit bir maddeden dokuyan harika bir fabrika, şüphesiz, bir fabrikatörü ve maharetli bir makinisti gösterir.

Aynen öyle de, Cenâb-ı Hakk’ın yeryüzü denilen yüz binlerce başlı, her başında yüz binlerce mükemmel fabrika bulunan bu seyyar makinesi, şu misaldeki fabrikadan ne derece büyük ve mükemmelse, okuduğunuz teknik ilimler de kendi ölçüleriyle şu yeryüzünün Ustasını ve Sahibini o derecede bildirir, tanıtır.

Hem nasıl ki, içinde dört yüz bin millet bulunan ve her birinin istediği erzak, kullandığı silah, giydiği elbise, talimi ve terhisi farklı olan bir ordunun mucize sahibi kumandanı, bütün o milletlerin ayrı ayrı erzakını, çeşit çeşit silahlarını, elbiselerini ve teçhizatını, hiçbirini unutmadan ve şaşırmadan tek başına verirse, o hayret verici ordu ve kışla, şüphesiz, açıkça o harika kumandanı gösterir, takdirle sevdirir.

Aynen öyle de, yeryüzü kışlasında ve Cenâb-ı Hakk’ın her bahar yeniden silah altına alınan yeni bir ordusunda, bitki ve hayvan milletlerinden dört yüz bin türün farklı elbise, erzak, silah, talim ve terhisleri gayet mükemmel ve muntazam bir şekilde, hiçbiri unutulmadan, şaşırılmadan bir tek büyük kumandan tarafından verilir.

Hem mesela, nasıl ki, her satırında ince yazılmış bir kitap ya da her kelimesinde ince kalemle işlenmiş bir Kur’an sûresi bulunan gayet mânidar, bütün meseleleri birbirini destekleyen, kâtibini ve müellifini fevkalâde maharetli, kudretli gösteren hayret verici bir kitap, şüphesiz, gündüz gibi, yazarını mükemmel vasıflarıyla, hünerleriyle bildirir, tanıtır. “Mâşallah, bârekâllah” sözleriyle takdir ettirir.

Aynen öyle de, bu büyük kâinat kitabının bir tek sayfası olan yeryüzünde ve bir tek forması olan baharda, üç yüz bin ayrı ayrı kitap hükmündeki üç yüz bin bitki ve hayvan türünü beraberce, birbiri içinde, yanlışsız, hatasız, birbirine karıştırmadan, şaşırmadan, mükemmel, muntazam bir şekilde yazan bir kalemin işlediğini gözümüzle görüyoruz.

İşte bunlar gibi yüzlerce ilimden her biri, geniş ölçüleri, hususi aynaları, dürbün gibi gözleri ve ibretli bakışlarıyla bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelâl’ini isimleriyle bildirir, O’nun sıfatlarını ve kemâlâtını tanıtır.

-----------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…
Ey muhabbet tahtının Tek Hükümdarı olan Allahım! Senin muhabbetinin halâvetini, lezzetini tattıktan sonra daha kim başka arayışlara girer ve bir kere yakınlığının ünsüne erdikten sonra kim yüzünü başka şeylere çevirir?

Ya Rab! Bizleri de kurbiyetin ve dostluğun için seçtiğin, gönüllerine sevgini yerleştirmekle şereflendirdiğin, içlerine bir kor gibi Sana kavuşma iştiyakını attığın, kazana rıza ufkunu gösterdiğin, hoşnutluğunla mükâfatlandırdığın, terk edilmişliğe bırakmadığın, sadakat tahtına oturttuğun, marifetinle donattığın, kalblerini aşkınla yakıp tutuşturduğun, bakışlarını mâsivadan tecrit edip bütün bütün Zâtına yönelttiğin, gönüllerini muhabbetinle doldurduğun, nezdindeki güzelliklere karşı içlerinde rağbet uyandırdığın, lisanlarını ve gönüllerini tesbih ü zikirle zinetlendirdiğin, hamd ü şükür yoluna sevk ettiğin, her an ibadet ü tâatla meşgul ettiğin, salih amellere muvaffak kılmak suretiyle iyiler zümresine ilhak eylediğin, vicdanlarına münacaatının hazzını duyurduğun ve adanmış insanlar hâline getirdiğin makbul kullarından eyle.

Rabbimiz! Yüce huzurunda tekrar tekrar yalvarıyor ve Senden dualarımıza icabette bulunmanı istirham ediyoruz. Ne olur, bizleri, üzülmesi de sevinmesi de, neş’esi de inlemesi de Senin için (lillah, lieclillah, livechillah) olan, azamet-i İlahîye karşısında alınları hep secdede, hizmet-i imaniye ve Kur’âniye yolunda her zaman emre âmâde bulunan, haşyetten gözyaşları ceyhun olmuş, kalbleri muhabbet-i İlahîye ile dolmuş ve yürekleri ilahî heybet karşısında hep tir tir titreyen saîdler zümresine ilhak eyle!

Ey mukaddes envârını, sevgisine mazhar kıldığı kullarının gözlerine sürme yapan, envâr-ı Zâtiye’sini marifet erbabının dupduru gönüllerine akıtan, müştak gönüllerin yegâne arzusu ve muhabbet erlerinin en birinci ve asıl gayesi olan Rabbimiz!

Senden, Senin sevgini ve Seni sevenlerin sevgisini istiyor ve Sana kurbiyete vesile olabilecek bütün amelleri bize sevdirmeni diliyoruz.
Rabbimiz, bizi de kurb kahramanlarından eyle!

Öyle aşkın bir sevgiyle içimizi donat ki, gönül pencerelerimizi Senin rızandan başka her şeye kapatalım ve öyle bir şevk ü iştiyakla ruhlarımızı doyur ki, Senin hoşnut olmadığın hiçbir şeye tenezzül etmeyelim.

Bize de nazar-ı muhabbet ve nazar-ı merhametle bak.

Bizden yüz çevirme ve bizi mesut ve bahtiyar insanlardan eyle, ey dualarımızı her zaman kabulle karşılayan Merhametliler Merhametlisi Rabbimiz!

Allah’ım! Resûl-i Mücteba Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve resûl ve nebî olarak gönderdiğin, Zâtına halîl eylediğin, düşmanının elinden bütün tarihe ibret olacak bir şekilde kurtardığın, “Rabbim bana karşı çok lütufkârdır.” diyerek Sana ta’zîm ü tebcîlde bulunan ülü’l-azm peygamberin İbrahim Nebîye salât ü selâm eyle. Senin salât ü selâmın Efendimiz’in ve onun üzerine olsun. Amin..!

-----------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ: " EL- MUİZ "
TESBİH ADEDİ: 117
TESBİH NİYETİ: FAKİRLİK VE ZELİLLİKTEN KURTULMAK...


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön