30. GÜN - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

30. GÜN

ÖZEL KUR-1

MEAL”

MÂİDE-11:Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın:
hani bir topluluk size el uzatmaya, sizi öldürüp yok etmeye teşebbüs etmişti de,
O bunların ellerini üzerinizden çekip geri çevirmişti.
Allah’a karşı saygıyla dopdolu olun ve O’na itaatsizlikten sakınarak, daima O’nun koruması altında bulunun.
Ve, Allah’a güvenip dayansın mü’minler.”

------------------------------------------------------------------------------------

HADİS”

Âişe  radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyurdu:

Kim bir karış mikdarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.”

(Buhârî)

------------------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*İhmalden dolayı içine düştüğümüz çukurlardan, ancak ihmallerimizi telafi etmekle çıkabiliriz.
*Meskenin kristalden ise, başkasının kümesine bile taş atma!
*Başkalarının ayıplarıyla meşgul olan, hayat boyu hep ayıp yapar...
*“Ne attan düşmedik yiğit, ne de sürçmedik at yoktur.” derler. Önemli olan, düştükten sonra doğrulup kendine gelebilmektir.
*Yarın yaparım düşüncesi, iradesizliğin bir diğer ifadesidir.
*Ağaç kurumamışsa, baharı duyar...

------------------------------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

İnsanlar ve cinler, sınırsız şerre ve ahlâksızlığa kabiliyetli olduklarından, sonsuz bir inat ve azgınlık gösterirler.

İşte bunun için Kur’an-ı Hakîm, insanları ve cinleri öyle mucizevî bir belâgatle, öyle yüce ve berrak bir üslûpla, öyle kıymetli, açık temsil ve mesellerle isyandan ve azgınlıktan men eder ki, kâinatı titretir.

Mesela,
Ey insanlar ve cinler! Emirlerime itaat etmezseniz, elinizden gelirse, haydi mülkümün hudutlarından çıkınız!”

Ey cin ve insan topluluğu! Yapabilirseniz haydi göklerin ve yerin hududundan geçin bakalım! Ama geçemezsiniz, ancak üstün bir güç, kuvvetli bir delil ve ilimle geçebilirsiniz. O halde Rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edebilirsiniz? Üzerinize ateşler, duman alevleri gönderilir de artık kendinizi savunamazsınız.”

ayetlerindeki muazzam ihtara, dehşetli tehdide ve şiddetli sakındırmaya dikkat et.

İnsanların ve cinlerin gayet mağrurca inatlarını mucizevî bir belâgatle nasıl kırar ve aczlerini ilan eder.

Rubûbiyet saltanatının genişliği ve büyüklüğü nispetinde aciz ve biçare olduklarını gösterir.

Evet, Kur’an’da bazı hususların üzerinde mühim bir şekilde durulması, düşmanların kuvvetli olmasından ileri gelmez.

Belki bunun sebeplerinden biri, Cenâb-ı Hakk’ın haşmetini ve düşmanın fenalığını göstermektir.

Hem bazen Kur’an, kâinattaki kusursuz intizamı, sonsuz adaleti, kuşatıcı ilmi ve hikmetin kuvvetini göstermek için en büyük ve kuvvetli sebepleri çok küçük ve zayıf bir şeye karşı önemle hatırlatır ve onun üstünde tutar, kıymetlerini düşürmez, onların hukukuna tecavüz ettirmez.

Yok eğer hislerinize mağlup olup peygambere karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki, Allah da onun yardımcısıdır. Cebrail de, salih müminler ve melekler de ayrıca onun yardımcılarıdır.” (Tahrîm sûresi, 66/4)

------------------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…
Allahım! Hırsın azgınlığından, gazap ve öfkenin haddini aşmasından, hasedin galebe çalmasından, sabrın zaafa uğramasından, kanaatin azlığından, ahlâkın bozulmasından, şehvetin azdırmasından, bağnazlıktan, hevaya uyup Hüda’ya muhalefet etmekten, gaflet uykusundan, külfet altında ezilmekten, bâtılı hakka tercih etmekten, günahta ısrardan, kulluğu az fakat ma’siyeti çok olmaktan, zenginlerin böbürlenmesinden, fakirleri hor ve hakîr görmekten, yanımızda bulunanlara sû-i muâmelede bulunmaktan ve ehl-i ma’rûf olan güzel ahlâklı insanlara teşekkürü terk etmekten Sana sığınıyoruz.

Derdest edilip hizlana uğramaktan, hakkımız olmayanı yemekten ve bilmediğimiz bir konuda kelâm etmekten de yine Sana iltica ediyoruz.

Allahım! Çirkin ve kötü mülahazalardan, başkalarını tahkir etmekten, şeytanın vesveselerine aldanmaktan, zamanın başkalaştırmasından, gücü elinde bulunduranların zorbalıklarından da yine Sana dehâlet ediyoruz.

İsrafa girmekten, kâfî olanla iktifâ etmemekten, düşmanların şamatasından, mal-mülk sahiplerine muhtaç olmaktan, hayat şartlarının ağırlaşmasından ve hazırlıksız bir vaziyette ölüme yakalanmaktan da Sana sığınıyoruz.

Ya Rab! Dayanılmaz hasret ve hicranlar yaşamaktan, şekâvetin karanlık vadilerine yuvarlanmaktan, kötü âkıbetten, sevaptan mahrum kalıp azaba dûçar olmaktan da yine Senin rahmet, şefkat ve mağfiretine iltica ediyoruz.

Ya Rab! Varlığın özü, seçkinlerden seçkin, kerem ve fazilet âbidesi, kurb ufkunun biricik kahramanı Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve aile fertlerine en güzel salât ü selâmlarla salât ve selâm eyle. O’nu tastamam bereketin ve bol rahmetinle sevindir.

Rabbim, Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve ehl-i beytine en duru, en bereketli salavât-ı şerifelerle salât ü selâm eyle. Öyle salât ü selâmlar ki, daha durusu, daha bereketlisi ve daha üstünü olmasın. O salavât ile O’ndan razı ve hoşnut ol.

Rabbim! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve âline öyle salât et ki, onunla Efendimiz hoşnut olsun ve hoşnutluğu arttıkça artsın. Yine öyle salât et ki, o salât ile Sen razı ol ve rızan hep ziyade bulsun. O salât ü selâm ile O’ndan razı ol ve o salât ü selâma O’ndan başkası layık olamasın.

Rabbim, Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve âline öyle salât ve selâm eyle ki, o salât ü selâm Senin rıdvanına ulaşsın, Sen Bâkî oldukça o da devam etsin ve mübarek kelimelerin tükenmedikçe o da tükenmesin.

Ya Rab! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve âline öyle salât et ki, meleklerinin, sevdiğin kullarının, nebî ve rasüllerinin, taat ehli ibadının salavâtı ile birleşsin; cinn ü insin, dualarına icabette bulunduklarının ve kâinata serpiştirdiğin sınıf sınıf bütün mahlûkatının salât ü selâmlarını içine alsın.

Ya Rab! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve hane halkına öyle salât ü selâm eyle ki, geçmiş ve gelecek bütün salavâtı kuşatsın, Senin hoşnutluğuna ve kullarının kabulüne vesile olsun. Günler geçtikçe o salât ve selâmlar arttıkça artsın, arttıkça artsın; ta ki, onları Senden başkası sayamasın. Amin..!

------------------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ: " YA LATİF "
TESBİH ADEDİ: 129
TESBİH NİYETİ: DİLEKLERİN OLMASI, KISMET VE RIZKIN ARTMASI...


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön