RECEP 13 (31 MART) - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

RECEP 13 (31 MART)

ÖZEL KUR-2

MEAL”

EN’ÂM-2-3. “O, sizi bir tür çamurdan yaratan, sonra da sizin için hayatta kalacağınız bir süre takdir edip uygulamaya koyandır.

O’nun katında belirlenmiş bir ecel de vardır.

(Bizzat müşahede edip yaşadığınız bu gerçeklere) rağmen, (Allah ve O’nun birliği hakkında) halâ onulmaz şüpheler içinde bulunuyorsunuz.

O, göklerde de yerde de Allah’tır; sizin gizlinizi de, açığa vurduğunuzu da bilmekte, yine (hayır ve şer, haram ve helâl) ne kazanıyorsanız hepsini bilmektedir.”

---------------------------------------------------

HADİS”

Ümmetim hakkında en çok korktuğum kimseler;

ağzı güzel laf yapan münafıklardır.”

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/22, 44)

---------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Âcizlik, sadece kuvvetsizlik ve iktidarsızlık demek değildir. Nice kuvvetli ve istidatlı kimseler vardır ki, değerlendirilip istifade edilmediğinden, âciz konumundadırlar.

*Işığı kendinden olanların ziyaları zulmetlerle söndürülemediği gibi, bir başka ziya ile de mağlup edilemez.

*Yalnız parasızlık değil, ilimsizlik, düşüncesizlik, hünersizlik de birer fakirliktir.

*Tımarhanede en acınacak olan insan, akıllı insandır. Herkes deli ama, cinnet keyfiyeti farklı.

*İnsanlık bir ağaçtır; milletler de onun dalları.. şiddetli rüzgârlara benzeyen hâdiseler, şiddetleri ölçüsünde onları birbirine vurdurur ve çarpıştırır. Tabiî, zararı da ağaç çeker.

*Hemen her zaman gökler ötesi yolculuğa çağrılanlar, seher vakti yollara dökülenler arasından seçilmiştir.

*Mide, hazm olunmayan ve işe yaramayan gıdaları dışarı atar, sonra da onların yüzüne tükürür. Faydasız insanlara da zaman ve tarih aynı şeyi yapar.

*Her sarı, altın; her parlayan, ışık; her akan, su değildir...

*Her sel, vücuduna ehemmiyet verilmeyen minik damlacıklardan meydana gelir ve mukavemet edilemeyecek bir seviyeye ulaşır.

*Görgüsüzlere ilim ve hakikat anlatmak, delilerle uğraşmak kadar zor olsa da, irşad erleri bu vazifeyi seve seve yapmalıdırlar.

*Belânın en tehlikelisi, yüze gülerek gelenidir.

*Şikâyet, hep zamandan ve mekândan olur. Oysaki, asıl mücrim cehalettir.

---------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

O’dur Bâkî. O, hükmünün kazasında Hakîm’dir; biz de O’nun hükmü altındayız.

Hakem olan O, Adl olan O’dur; yeryüzü ve gökler O’nundur.

Mülkünde gizli ve kapalı olanı O hakkıyla bilir.

Kadir olan O, Kayyûm olan O’dur; Arş da yer de O’nundur.

Sanatının nakışlarında ve vasıflarında görünen, O’nun lütfudur.

Fâtır O’dur, Vedûd O; mahlûkattaki bütün güzellikler O’nundur.

Varlıkların aynasında ve mahlûkatının her şeyinde görünen, O’nun celâlidir.

Melik O’dur, Kuddûs O; izzet ve büyüklük de O’na aittir.

Mahlûkatını büyüleyici sanat içinde var eden O’dur; biz de O’nun sanatının nakışlarıyız.

Dâim O’dur, Bâkî O; mülk ve bekâ O’nundur.

O ihsanlarında pek kerîmdir; biz de O’nun misafir kafilelerindeniz.

Rezzak O’dur, her ihtiyaca Kâfi O; hamd ve senâ O’na mahsustur.

Rahmet hediyelerinde görünen, O’nun cemâlidir.

Biz de O’nun ilminin nakışlarındanız.

Hâlık O’dur, Vâfî O; cömertlik ve bağışlama O’nundur.

Mahlûkatının şikâyet ve dualarını işiten O’dur.

Merhamet eden O, şifâ veren O; şükür ve senâ O’na mahsustur.

Kullarının hata ve günahlarını bağışlayan da O’dur.

Gaffâr O’dur, Rahîm O; af da rıza da O’ndandır.

Ey nefsim! Kalbim gibi ağla, bağır ve de ki:

Fâniyim, fâni olanı istemem.
Acizim, aciz olanı istemem.
Ruhumu Rahman’a teslim eyledim, başkasını istemem!
İsterim, fakat bâki bir yâr isterim.
Zerreyim, fakat ebedî bir güneş isterim.
Tamamen bir hiçim, fakat bu mevcudatı her şeyiyle isterim.”

---------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Kendisinden başka bir ilah olmayan, gayb ve şehadet âlemlerini bilen, dağa tecelli buyurup onu un ufak ettiğinde elçisi Mûsa’nın (aleyhisselâm) bayıldığı, Yüceler Yücesi Rabbim!

Şeytanların ve dostlarının dürtmelerinden, kışkırtmalarından, aldatmalarından, rüzgârlarından;

yürüyenlerinden yahut binek kullananlarından;

toplu ya da tek hareket edenlerinden;

yine onlar içinde havayı, düz arazileri veya dağları mesken tutanların,
karaların ya da denizlerin dehlizlerinde yaşayanların,
ateşe veya suya tapanların,
sokaklarda gezinenlerin yahut vahşi ve yırtıcı hayvanlara eşlik edenlerin,
tepelerde, ormanların derinliklerinde, harabelerde ya da yerleşim yerlerinde hayat sürdürenlerin
ve insanların kalblerine vesvese verip onların günah işlemelerine sebep olanların

şerlerinden

Kebîr, Müteâl, sekiz meleğin, sağlam Arş’ın, zevâli olmayan Kürsî’nin Rabbi’ne;
Arş’ın, güzellik ve azamet otağının üzerinde yazılı ismine;
kendisiyle ölüleri dirilttiği ve dirilerin canını aldığı ismine;
ism-i a’zama, esmâ-i hüsnâya ve yine kendileriyle enbiyaya (aleyhimüsselâm) ve hususiyle Hazreti Muhammed’e (aleyhissalât ü vesselâm) nimetler verdiği isimlerine ve Kebîr, Kerîm, Azîm Rabbim’in Cennet’i, Cehennem’i, gece ve gündüzü yarattığı isimlerine

sığınıyorum.

Kendileriyle yıldızların aydınlandığı, arzın istikrar kazandığı yüce isimlerine,

Arş-ı A’zam’a, kullarının yüce emellerini gerçekleştiren ve onlara bolluk üstüne bolluk yaşatan Rabbime,

esmâ-i hüsnaya,

onların içinde duaların daha çabuk kabulüne vesile olanlara, kendisiyle, kullarından dua edenleri muhabbet ve rızasıyla karşıladığı yüce, gizli ve bereketli ismine

ve Tevrat, İncil, Zebûr ve Kur’ân-ı Azîm’deki bütün isimlerine sığınıyorum.

Yüce Rabbim! Ne olur, bu dua ile kapının tokmağına dokunanları inatçı zalimlerin ve zarar verebilecek cinlerin, ayakta olanlarının ya da oturanlarının, uyuyanlarının veya uyanık olanlarının gizli ve açık şerlerinden muhafaza buyur.

Sonsuz “Lâ havle velâ kuvvete illa billahilaliyyilazîm” ile huzuruna geliyor, hamd ü senalarımızı arz ediyor ve dualarımızı kabul buyurmanı diliyoruz. Yakarışlarımıza icabet buyur, Rabbimiz!

Allahım! Habîb-i Kibriya Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve kendisine ilm-i ledünden hususî bir ilim talim buyurduğun kulunla görüşmeye azmettiğinde, Kelîmullah Hazreti Mûsa’ya yol arkadaşlığı yapan Hazreti Yuşa’a (aleyhisselâm) salât et. Senin salât ve selâmın Efendimiz’in ve onun üzerine olsun.

---------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ:  " EL - KERÎM "

TESBİH ADEDİ: 270

TESBİH NİYETİ: BOL RIZIK SAHİBİ OLMAK, CÖMERT OLMAK, KOLAYLIKLARA NAİL OLMAK…

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön