RECEP 21 (8 NİSAN) - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

RECEP 21 (8 NİSAN)

ÖZEL KUR-2

MEAL”

EN’ÂM-96-97. “Allah, karanlığı yarıp sabahı da ortaya çıkarandır.

Geceyi dinlenme vakti ve vesilesi, güneşi ve ayı da vakitlerinizi hesaplama sebebi kılmıştır.

Bu, Azîz (izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip), Alîm (her şeyi hakkıyla bilen Allah)’ın takdiridir.

O ki, yıldızları sizin için karanın ve denizin karanlıklarında onlarla yönünüzü tespit edebilesiniz

ve yolunuzu bulasınız diye (gördüğünüz) şekil ve konumlarında var etti.

İlimle alâkası bulunan ve öğrenmek maksadıyla araştıranlar için (gerçeğin) işaretlerini ve delillerini

işte böyle detaylarıyla sergiledik ve ilgili âyetlerimizi de aynı şekilde detaylarıyla açıklıyoruz.”

-------------------------------------------

HADİS”

Akıllı kimse, sürekli kendi nefsini sorgulayan
ve durmadan ölüm ötesi hayat için çabalayandır.

Nefsini hevâsının peşinde koşturan
ve buna rağmen Allah Teâlâ’dan beklentileri olan kimseye gelince,
o zavallının tekidir.”

(Tirmizî, Kıyame, 25; İbn Mâce, Zühd, 21; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/124)

-------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Terbiye başlı başına bir güzelliktir ve kimde olursa olsun takdir edilir. Evet, cahil dahi olsa, terbiyeli olduğu takdirde sevilir.

*Millî kültür ve millî terbiyeden mahrum milletler, kaba, cahil ve serseri fertlere benzerler ki, bunların ne dostluğunda vefa, ne de düşmanlıklarında ciddiyet olmaz.

*Bir üstada çıraklık yapmamış ve sağlam bir kaynaktan terbiye almamış mürebbî ve mürebbiyeler (eğitimci), başkalarının yollarına fener tutan körler gibidirler.

*Çocukta görülen arsızlık, şımarıklık, bağrında geliştiği kaynağın bulanık olmasından meydana gelmektedir.

*Ailedeki duygu, düşünce ve hareket intizamsızlığı, katlanarak çocuğun ruhuna akseder. Tabiî, ondan da topluma...

*Mekteplerde en az diğer dersler kadar terbiye ve millî kültür üzerinde de durulmalıdır ki, vatanı cennetlere çevirecek sağlam ruh ve sağlam karakterli nesiller yetişebilsin.

*Talim (öğretim) başka, terbiye (eğitim) başkadır. İnsanların çoğu muallim olabilir ama, mürebbi olabilen çok azdır.

*Ruhları aynalar gibi parlak, fotoğraf makineleri kadar süratli kayıt yapan çocukların ilk mektepleri, kendi haneleri, ilk terbiyecileri de anneleridir.

-------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

Şu varlıkların tek bir Yaratıcının eseri olması, nasıl şüphe götürmez bir hakikatse,

işte şu zât (sav) da o derecede hak ve doğru sözlü bir delil, aynı şekilde haşrin ve ebedî saadetin kesin, parlak bir şahididir.

Hatta doğru yolu göstermesiyle ebedî saadetin meydana gelme sebebi ve ona ulaşma vesilesi olduğu gibi, duası ve niyazıyla da o saadetin varlık sebebi ve yaratılış vesilesidir.

Haşir meselesinde geçen şu sırrı, makam münasebetiyle burada tekrar ediyoruz.
  
İşte bak, o zât, dairesi öyle geniş ve büyük bir namazda dua ediyor ki, âdeta bu yarımada, hatta bütün yeryüzü onun namazına uyar, onunla niyaz eder.

Bak! Hem o geniş dairedeki namazı öyle büyük bir cemaatle kılıyor, Cenâb-ı Hakk’a öyle yalvarıyor ki, âdeta Hazreti Âdem’den asrımıza kadar gelmiş ve kıyamete kadar gelecek bütün nuranî, kâmil insanlar ona uyup duasına “âmin” diyor.

Hem bak, o zât herkesin muhtaç olduğu öyle bir maksat için dua ediyor ki, sadece yeryüzündekiler değil, belki gök ehli, hatta bütün varlıklar duasına ortak olup, “Evet, ey Rabbimiz! Onun istediklerini ver, duasını kabul et! Biz de istiyoruz.” diyorlar.

Hem fakrının şuurunda olarak, öyle hüzünle, aşkla, iştiyakla, öyle tevazu ile yalvarıyor ki, bütün kâinatı ağlatıp duasına ortak ediyor.

Öyle bir gaye için dua ediyor ki, insanı ve âlemi, hatta bütün varlıkları aşağıların en aşağısı olan dereceye düşmekten, kıymetsizlikten, faydasızlıktan kurtarıyor; en yüksek mertebe olan bekâya, kıymete, yüce vazifeye yükseltiyor.

Hem öyle yüksek, öyle yakaran bir sesle istiyor ve öyle tatlı, merhamet dileyen bir niyaz ile yalvarıyor ki, âdeta sesini bütün varlıklara, göklere, Arş’a işittirip onları kendinden geçirircesine duasına “Âmin Allahım, âmin!” dedirtiyor.

Bak, ebedî saadeti ve bekâyı,
her şeyi işiten, sonsuz kerem sahibi öyle bir Kadîr’den ve her şeyi gören, sonsuz merhamet sahibi öyle bir Alîm’den istiyor ki,
o Zât, açıkça, en küçük canlının en gizli ihtiyacını, duasını görür, işitir, kabul buyurur ve ona merhamet eder.

Yapılan dua, hal diliyle de olsa ona istediğini verir.

-------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Ey Yüce Allahım!

Yaratmış olduğun bütün varlıklar hürmetine.. arşının ağırlığı.. Zâtının hoşnutluğu.. Ulu Zâtının nuru.. ilminin enginliği.. kuvvetinin nihayetsizliği.. kudretinin genişliği.. şükrünün hakikati.. rahmetinin sonsuzluğu.. meşîetinin kuşatıcılığı.. Yüce Zâtının külliyyeti.. sıfatlarının bütünü.. evsâfının temâmiyeti.. esmâ-i hüsnânın kesreti.. sırrının gizliliği.. örtüp korumanın güzelliği.. iyilik ve ihsanının bolluğu.. nimetlerinin mükemmelliği.. cömertliğinin feyzi.. gazabının şiddeti.. rahmetinin sebkati.. kelîmât-ı teşrîiyye ve tekvîniyyenin sayısı.. nüfûzunun sınırsızlığı.. ferdâniyetinin tefrîdi.. vahdâniyetinin tevhîdi.. bekânın bekâsı.. âfâkının sermediyeti.. rubûbiyyetinin izzeti.. cebbâriyetin.. hamdin.. mecdin.. utûfet ve şefkatin.. iyiliğin.. in’âmın.. ihsânın.. hakkın ve hakkının hakkı hürmetine, bütün bunlar Senin yüce nezdinde tam olarak ne ifade ediyorsa, onun hürmetine Senden diliyor ve dileniyorum.

Allahım! Senden dünyada ve âhirette, bütün tasa ve gamlardan, vebâdan, her türlü beladan, tükenmişlikten, afet ve belaların her çeşidinden şifâ ve kurtuluş yolu bahşetmeni diliyorum.

Ey Merhametlilerin Merhametlisi Allahım!

Senin sonsuz rahmetine dehâlet ediyor, “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd hakkı için, “Tâ Hâ” ve “Yâ Sîn” hakkı için, “Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf” hakkı için ve “İnnâ fetahnâ leke fethan mübînâ/şüphesiz ki Biz, sana apaçık bir fetih bahşettik.” hakkı için dualarımı kabul buyurmanı diliyorum.

Ey lütf u ihsan sahibi Allahım! Ey Erhamürrâhimîn!

Sonsuz rahmetin hakkı için Senden dileniyorum: Beni dinimde engin anlayışın ifadesi olan fıkıhla rızıklandır.

İlmimi ziyadeleştir.

Rızkımı kâfî eyle.

Bedenime sıhhat ver.

Ölmeden önce bütün kusur ve günahlarımdan tevbeye beni muvaffak kıl.

Ölüm esnasında rahat ve huzur bahşet.

Öldükten sonra da günahlarımı mağfiret buyur.

Hesabımı necat ile neticelendir ve sırattan kolayca geçmeyi nasip eyle. Efendimiz Hazreti Muhammed’e, pırıl pırıl aile efrâdına ve kerem âbideleri olan sahabesine salât ve selâm eyle.

-------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ: " EŞ - ŞEHÎD "

TESBİH ADEDİ: 319

TESBİH NİYETİ: ŞEHİD OLMAK…

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön