RECEP 3 (21 MART) - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

RECEP 3 (21 MART)

ÖZEL KUR-2

MEAL”

MÂİDE-27-28-29. “(Ey Rasûlüm!) Onlara Âdem’in iki oğlunun yaşadığı önemli ve ders verici hadiseyi anlat:

Birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti.

(Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine), “Öldüreceğim seni!” dedi.

Kardeşi ise şöyle mukabelede bulundu:

Allah, ancak kalbi O’na karşı saygıyla dopdolu olan ve O’na itaatsizlikten sakınanlardan kabul buyurur.”

Sen beni öldürmek için elini uzatsan da ben seni öldürmek için elimi uzatacak değilim.

Hiç şüphesiz ben, Âlemlerin Rabbi’nden korkarım.

Ben, (seni öldürmek için) elimi uzatıp da asla günaha girmek, böylece hem kendi günahımı hem de senin günahını yüklenmek istemem; bu bakımdan dikkat et, bütün günahı sen yükleneceksin ve sonunda Ateş’in ehlinden olacaksın. Çünkü budur zalimlerin cezası.”

---------------------------------------------------------------

HADİS”

Nerede olursan ol, Allah’tan kork!

Günahın arkasından hemen iyilik yap ki onu siliversin.

İnsanlarla muamelende güzel ahlâktan ayrılma!”

(Tirmizî, Birr, 55; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/153)

---------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Her şeyi tenkit, her şeye itiraz, bir yıkma hamlesidir.

*Şayet insan, bir şeyi beğenmiyorsa, ondan daha iyisini yapmaya çalışmalıdır.

*Zira, yıkmaktan harabeler, yapmaktan da mâmureler meydana gelir.

*Alenî hiddet ve şiddetten ziyade, gizli düşmanlık ve sinsi öfkelerden korkmak lâzımdır.

*Dostlar yüze karşı şiddetli olsalar da, arkadan arkaya hep bir koruma meleği gibi davranırlar.

*Düşmanlar ise, yumuşaklıklarında tuzak kurar; sertliklerini de, tıpkı bir örümcek gibi, tuzağa düşürdüklerini haklarlarken ortaya koyarlar.

*“Falan kimse havadan nem kapıyor” derler! Ona ruhum feda.! Ya yağmur altında dahi ıslanmayanlara ne demeli..!

*Bir mecliste her söze kıymet ver! Hatta fikrine uymayan düşünceleri bile hemen reddetme. Bir başka münasebetten dolayı ifade edilmiş olabileceğini düşün ve sonuna kadar sabret ve dinle!

*Tecrübe, aklın hocası, düşüncenin de rehberidir.

---------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

Nasıl ki güneş, kayıtlarla sınırlanamayan ışığı ve maddî olmayan aksi vasıtasıyla sana, ruhunun penceresi ve aynası hükmündeki gözbebeğinden daha yakın olduğu halde;

sen, sınırlarla kuşatılmış ve maddede hapis olduğun için ondan gayet uzaksın.

Onun yalnız bir kısım yansımalarıyla, gölgeleriyle temas edebilir ve bir nevi cilveleriyle, küçük tecellileriyle görüşebilirsin.

Bazı sıfatları hükmündeki renklerine, bir kısım isimleri hükmündeki parıltılarına ve onlara mazhar olan şeylere yaklaşabilirsin.

Eğer güneşin asıl mertebesine yaklaşmak ve doğrudan doğruya, bizzat onunla görüşmek istersen, o vakit pek çok kayıttan sıyrılman ve pek çok küllî mertebeden geçmen gerekir.

Âdeta kayıtlardan mânen sıyrılarak dünya kadar büyüyüp, ruhunla hava gibi genişleyip ay kadar yükseldikten, güneşin karşısına geçtikten sonra onunla bizzat, perdesiz görüşebilir, ona bir derece yaklaştığını iddia edebilirsin.

Aynen öyle de, o sonsuz kemâl ve haşmet sahibi Celîl, o benzersiz güzellik sahibi Cemîl, o Vâcibü'l-Vücûd, o her şeyin yaratıcısı Mevcûd, o Daimî Güneş, o Ezel ve Ebed Sultanı sana senden yakındır.

Sen ise O’ndan sonsuz uzaksın.

---------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…

Rabbim… İbadet ü tâatla huzurunda duran, kulluğuyla kurbiyet payesine mazhar olan bendelerini görüp gözettiğin gibi, beni de görüp gözet.

Sana karşı verdikleri sözlerinde vefalı olan, nefislerini Senin yolunda yoran, rızan istikametinde bütün cehtlerini ortaya koyan kullarını koruyup başkalarına muhtaç etmediğin gibi, bu kulunu da muhafaza buyur ve başkalarına muhtaç etme.

Saygı göstermek hususundaki kusurlarımdan, haddimi aşmış olmamdan ve vaz’ettiğin hükümleri hakkıyla gözetememiş olduğumdan dolayı beni muaheze etme.

Bir nimetin gelip bana ulaşmasında Sana şerîk olmadığı hâlde beni bir hayra ulaşmaktan men etmeye çalışan bir kimseye muamele ettiğin gibi, mühlet vererek beni istidrâca maruz bırakma.

Haddini aşıp da neticede haybet ve hizlana giriftar olanların gaflet uykusundan beni uyandır. Kalbimi uyanık tut ve beni kulluğun hakkını verenlerin yoluna erdir.

Gevşek davrananların düştükleri hallere düşmekten beni sıyanet buyur.

Senden uzaklaştıracak, hoşnutluğunla arama girecek, katındaki hayırlara ulaşmak için çabalamaktan beni engelleyecek her şeyden beni uzak tut Allahım!

Hayır ve güzellik yollarını benim için kolaylaştır. O yollarda Senin emrettiğin şekilde bütün gayretimi
ortaya koymaya ve murad buyurduğun şekilde rekabetsiz yarışmaya muvaffak kıl.

Tehdit ve ikazlarını hafife alanlara reva gördüğün cezaları bana reva görme.

İşledikleri günahlar yüzünden uzaklığa maruz kalmış kullarını helak ettiğin gibi beni helak etme.

Senin dosdoğru yolundan inhiraf edenleri mahvettiğin gibi beni mahvetme.

Fitne karanlıklarından ve lağv ü lehviyat belasından beni kurtar.

Önce mühlet verip de sonra derdest etme.

Dalâlete sebep olacak düşman, helake götürecek heva ve kemâl yollarını tıkayan ayıp ve noksanlarla beni baş başa bırakma.

Allahım! Seyyidü’l-Âlemîn Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve onun için bir mucize, kavmi için de bir imtihan olmak üzere kayanın içinden bir deve çıkardığın fakat kavminin o deveyi boğazladıkları, bunun üzerine Senin de, onun şakî kavmini bir sabah vakti, kendilerini uyardıktan üç gün sonra azabınla yerle bir ettiğin Seyyidina Salih’e (aleyhisselâm) salât ve selâm eyle. Senin salât ve selâmın Efendimiz’in ve onun üzerine olsun.

---------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ:  " EL - HALÎM "

TESBİH ADEDİ: 88

TESBİH NİYETİ: AHLAK GÜZELLİĞİ, YUMUŞAK HUYLU OLMAK, HİDDET VE SİNİRİN GİTMESİ…


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön