10. DERS: SADAKAT - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

10. DERS: SADAKAT

2. KUR

WORD HALİ


BİR AYET:


Ahzab / 24.

“Çünkü Allah sadâkat gösterenleri sadâkatları sebebiyle mükâfatlandıracak, münafıklara -dilerse- azap edecek yahut da (tevbe ederlerse) tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”


BİR HADİS:


Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:

"Biz şu ayeti amcam Enes İbnu'n-Nadr hakkında indi biliyorduk. (meâlen): "Mü'minler içinde Allah'a verdikleri sözde sadakat gösteren nice erler var. İşte onların kimi adağını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değiştirmediler." (Ahzâb 23).


SIDK VE SADAKAT

       

Hak ve hakikate uygun olan söze sıdk, Kâinatın Efendisi gibi herhangi bir karşılık beklemeden ve her türlü garazdan uzak olarak yapılan dostluğa ve gösterilen bağlılığa da sadakat denir.
       

Doğru düşünce, doğru söz, doğru davranış manâlarını ihtiva eden sıdk; Hakk yolcusunun her çeşit yalana karşı kapanıp, hayatını doğruluğa göre planlaması, sadâkatin emin bir temsilcisi olması demektir.
       

Sıdk, peygamber olmayanlarda bir peygamberlik sıfatıdır ve bu sıfat sayesinde halâyık ve kapı kulları, sultanlarla aynı nimetleri paylaşırlar.
       

Sıdkın en aşağı mertebesi, şahsın iç-dış, gizli-açık her halinin aynı çizgide cereyan etmesidir. Bundan sonra duygu, düşünce, tasavvur ve niyetlerde sâdık olma derecesi gelir.
       

Evet, Hz. Âdemin alnında tevbe nûrunu parlatan sıdktır. Dünyanın tûfana gömüldüğü bir dönemde, tufan peygamberine sefîne-i necât olan sıdktır. Alev alev ateşler içinde Hz. Halili berd u selâma ulaştıran sıdktır. Evet o, âdiyât içinde emekleyip duran kimseleri hârikulâdeliklere yükselten bir peyk ve varlığın perde arkası kapılarını açan sırlı bir anahtardır. O peykle seyahat eden takılıp yollarda kalmaz, o anahtarı kullananın da yüzüne kapılar kapanmaz.
       

Niyet ve kasıtta sâdık olmak başta gelir. Evet, doğru düşünce, doğru karar ve doğru davranışa niyet, sıdkın ilk basamağıdır. Ayrıca sıdka azmeden insanın, karar ve niyetinden dönmemesi, düşünce ve azmini sarsacak ortam ve sâiklerden de uzak kalması şarttır.
       

İnsana sadâkat yaraşır görse de ikrâh;
Yardımcısıdır doğruların Hz. Allah!



SADIK DOSTLAR


“Ağaç, ağaçlar içinde büyür.” Ağaç ağaçlar içinde büyüdüğü gibi, insan da insanlar içinde büyür. İnsanlar içinde varlığa erer. Duygu ve düşünceleri gerçek insanlar arasında; sadâkati sadâkat ikliminde, fedakârlığı da fedakârlık ikliminde gelişir.
       

Gün gelecek, eliniz, ayağınız, gözünüz, kulağınız, kısaca bütün âzâlarınız fayda vermez olacak ve o zaman arkadaşlarınızın elleriyle tutacak, onların ayakları ile yürüyecek ve gözleriyle görüp, kulaklarıyla işiteceksiniz. Öyleyse, şimdiden sâdık arkadaşlar edinmeğe bakın.


Zannediyorum, “Sâdıklarla beraber olun!” ayeti bu hakikate işaret etmekte..!


BİR BUÇUK MÜRİD

       

Eski zamanda bir şeyhin müridleri pek çok olmasından, o memleketin hükûmeti siyasetçe telâş edip onun cemaatini dağıtmak istemiş. O zat, hükümete demiş: "Benim yalnız bir buçuk müridim var, başka yok. İsterseniz tecrübe edeceğiz."
       

O zat, bir yerde çadır kurdu, kendi binler müridlerini oraya toplattı. O da emretti: "Ben bir imtihan yapacağım. Her kim benim müridim ise ve emri kabul etse, Cennete gidecek."
       

Gizli bir koyun kesti. Çadıra birer birer çağırdı. Güya has bir müridini kesti, Cennete gönderdi! O kanı gören binler müridler, daha hiçbiri şeyhi dinlemedi, inkâra başladılar. Yalnız bir adam dedi: "Başım feda olsun." Yanına gitti. Sonra bir kadın dahi gitti; başkalar dağıldılar. O zat, hükûmet adamlarına dedi: "İşte benim bir buçuk müridim bulunduğunu gördünüz."


SAHABİDE SADAKAT


Hz. Hubeyb Mekkede şehit edilmek üzere iken müşriklerin kendisine:
-“Ne dersin, şimdi O peygamber burada olsa idi de, senin yerine O
nu öldürse idik olmaz mı idi?”
       

Tüyler ürpertici bu teklife karşı:
-“O
nun benim yerime öldürülmesi şöyle dursun, Onun ayağına bir diken batacaksa, Onun yerine benim gibi binlerce Hubeyb feda olsun” demişti ve sadakatini göstermişti.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön