8. DERS: VESVESE - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

8. DERS: VESVESE

2. KUR

WORD HALİ


BİR AYET

       

Araf / 201. “Takvâya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah'ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler.”

BİR HADİS


Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:


Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ashabından bir kısmı ona sordular:

"Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz."


Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):

"Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?" diye sordu.


Oradakiler Evet! deyince:


"İşte bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar vermez)” dedi.  



VESVESE


Vesvese, şeytanın insan kalbini kurcalaması ve hayal aynasına bir kısım resim ve manzaralar, hâtıra ve hayâller atması demektir.


Şeytanın bir insana, bilhassa mü'mine karşı oynayacağı son oyun, kullanacağı son siper, son mevzî ve silah, vesvesedir.


O, küfür ve dalâlet adına alt edemediği kimseye karşı çaresizliğinin ifadesi olarak vesvese ok ve mermisini kullanır.


Bir cihetle vesvese, şeytanın “Bana yâr olmadın, kendine de olma” düşüncesiyle, mü'mini kendinden etme çırpınış ve gayretidir.
       

Vesvese, daha çok kendini can ü gönülden dine vermiş, zimamı ve dizginleri şeytanın elinden koparıp almış, Allah (cc)'a karşı ubudiyetini az çok yapan ve iman mevzûunda da terakki edip saffete ulaşan bazı müslümanlarda olur.


Mü'minler, yolun puslu noktalarında şeytanın vesvesesi ile yüz yüze gelirler.


Evet insan, ruhun semalarına doğru yükselirken, her menzilde şeytan ayrı bir tuzak kurar ve bekler.. kendine göre en müsait anda okunu çekip atar ve kendine ait yamaçların yeşermesi için kalbe vesvese salar.


Demek ki vesvese, biraz da iman babındaki derinlik ve istidâta karşı şeytanın bir kıskançlık ve reaksiyonu oluyor.


Vesvese, imanın kuvvetindendir:
       

Vesvese çok korkulacak bir şey değildir, çünkü iman var ki, vesvese geliyor.


Sahabe-i Kiram'dan Efendimiz'e gelip, “Ya Rasûlallah, vesveseye mübtelâyım” diyen birine, Efendimiz (sav)'in cevabı, “Endişe edilecek bir şey yok; o mahz-ı imandır, imanın kuvvetindendir” şeklinde olurdu.


Şeytan, sizde de iman cevheri, ibâdet hazinesi, namaz ve dine hizmet cevheri olduğunu bildiği içindir ki, korsanlık yapmakta ve size karşı taarruza geçmektedir.


Korsanlık, belki denizlerde yapılan şekliyle tarihte gömülmüştür ama şeytana bakan yönüyle Âdem (as) ile başlamış olup, kıyamete kadar da devam edecektir.
      

Nasıl deniz korsanları, hazine taşıyan zengin gemilerine tecavüz eder ve define bulunan adalara saldırırlar, öyle de şeytan dahi, mü'minin iman cevheri taşıyan kalbine hücum eder.


Zaten o, tamtakır, kupkuru ve bomboş kalplerle uğraşmaz; böylelerine vesvese okları göndermez.


Hırsızlar bile zengin evleri kollarlar; Doğu'nun ve Batı'nın zâlimleri de öyle değil mi?..
       

Vesveseye düşen mü'min, “Şeytan bütün cephelerde mağlûp oldu; bu yüzden, şimdi de iman ve İslâm'a ait vesveselerle, şüphelerle beni meşgûl etmek, hazineme el atmak istiyor; ama benden bir şey koparamayacak. Bu, onun son çırpınışlarıdır; bir gün gelecek, benden bir şey koparamayacağını anlayınca çekip gidecektir. Kapıma haydut kılıklı birinin gelip, birkaç gün el açtıktan sonra çekip gitmesi gibi. Hoş, gitmese de kapılar ona sürmeli ve beni koruyan kale de çok sağlam; bana Allahın izniyle hiç bir şey yapamaz” diye düşünmelidir.



KISA KISA


a. Vesvese, imanın kuvvetindendir.


b. Vesvese, kalbin malı değildir.


c. Vesveseye maruz kalb, içine kötülerin çer-çöp attığı pınara benzer.


d. Vesvese, iradî olmayıp, fiiliyata da dökülmüyorsa insanı mes'ul etmez.


e. Vesvese, insanın ilerlemesine mani olmayan örümcek ağı gibidir.


f. Vesvese, üzerinde durulmadığı ve dert haline getirilmediği takdirde hiçbir zarar vermez.


g. Vesvese, zararlı tevehhüm edildiği zaman zarar verir.


h. Hassas ve asabî ruhlar, şeytanın vesvesesine önem verip vehme kapılmamalıdırlar.


i. Vesvesenin manyetik alanından ibadet ile uzaklaşmalı ve psikolojik tesirinden çıkılmalıdır.


j. Abdest ve namazda “eksik mi yaptım?” şeklindeki vesveselere de önem verilmemelidir.


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön