3. GÜN - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

3. GÜN

ÖZEL KUR-1

MEAL”

BAKARA-95:Ama işleyip durdukları ve bizzat kendi elleriyle Âhiret’e gönderdikleri (cinayetler, zulümler ve cürümler; onlarda ölüp Allah’a kavuşma aşk ve arzusunu yok ettiği, vicdanları da yaptıklarının kötülüğüne hükmedip cezasız kalmayacağını sezdiği için) ölümü asla, hem de ebediyen arzu etmezler.
Allah, (şirk ve daha başka büyük günahlar içinde yüzmekle kendilerine zulmeden) o zalimleri çok iyi bilmektedir.”
96:Hiç şüphesiz onları insanların yaşamaya en hırslısı bulursun; öyle ki, (Allah’ı tanımayan ve çeşit çeşit putları O’na) ortak koşanlardan daha da hırslı.
Her biri arzu eder ki bin sene yaşasın.
Hâlbuki ne kadar çok yaşarsa yaşasınlar, (böyle günahlar içinde yüzdükçe) bu ömür onları azaptan uzaklaştıracak, azapla aralarına girecek, Âhiret’in gelmesine mani olacak da değildir.
Neler yapıyorlar, hangi işlerle meşguller, Allah, hepsini çok iyi görmektedir.”


-----------------------------------------------------------------------------------------------

HADİS”

Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Zulümden sakınıp kaçınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde zalime zifiri karanlık olacaktır.”

(Müslim)

-----------------------------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Hayat, çocuklukta bir tomurcuklaşma ve neş’e; gençlikte metafizik gerilim ve mücahede ruhu; ihtiyarlıkta dostlara kavuşma arzusuyla hep canlı kalmanın adıdır.
*Kalbin tik-takları, doğumla başlamış ölüm bestesinin mırıltılarıdır.
*Kıyametin yakın olduğunu hemen herkes biliyor. Ama her gün onun bir parçasının koptuğunu, bilmem idrak eden kaç insan var?
*Gençler, gençlikleri ve güzellikleri geçince ne kadar kıymetsiz kalacaklarını önceden sezebilselerdi, herhâlde hiç durmadan ebedî gençlik ve güzellik yollarını araştıracaklardı...
*İnsanın değer verdiği nice şeyler vardır ki, onunla beraber ölür-gider; ama, onun ortaya koyabildiği yararlı iş ve yararlı düşünceler, mezardan sonra da bâki kalır ve ebetlere kadar yaşarlar...
*En uzun ömürlüler, en çok yaşayanlar değil; evirip-çevirip, hayatlarından en çok semere almasını bilenlerdir. Bu ölçüye göre, yüz yaşında kısa ömürlüler olabileceği gibi, on beş yaşında iken, ancak, binlerce yılda elde edilebilecek bereket ve feyizlerle, başı göklere ulaşmış olanlar da bulunabilecektir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

NURDAN YANSIYANLAR”

Şu sonsuz kâinatı şenlendiren, açıkça görüldüğü gibi, rahmettir.

Karanlık içindeki şu varlıkları ışıklandıran, açıkça, yine rahmettir.

Sonsuz ihtiyaçlar içinde yuvarlanan mahlûkatı terbiye eden, apaçık görüldüğü üzere, yine rahmettir.

Bir ağaç her şeyiyle meyvesi için var olduğu gibi, bütün kâinatı insan için var eden ve her tarafta ona baktıran, onun yardımına koşturan, açıkça, rahmettir.

Bu sonsuz uzayı ve boş, ıssız âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bizzat gördüğümüz gibi, rahmettir.

Ve fâni insana ebediyet nimetini veren, onu ezelî ve ebedî bir Zât’a muhatap ve dost kılan, açıkça, yine rahmettir.

Ey insan! Madem rahmet böyle kuvvetli, cazibeli, sevimli, sana yardımcı ve sevilen bir hakikattir; Bismillâhirrahmanirrahim de, o hakikate yapış ve mutlak yalnızlıktan, kimsesizlikten, sonsuz ihtiyaçlarının elemlerinden kurtul.

O Ezel ve Ebed Sultanı’nın dergâhına yönel ve o rahmetin şefkatiyle, şefaatiyle, parıltılarıyla o Sultan’a muhatap ve dost ol!

Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki, bütün varlıkları sana yöneltip yardım ellerini uzattıran, senin ihtiyaçlarına “Lebbeyk!”17 dedirten Zât-ı Zülcelâl seni bilmesin, tanımasın, görmesin?

Madem O seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de O’nu bil, hürmetle bildiğini bildir ve katiyen anla ki, bu koca kâinatı senin gibi mutlak zayıf, aciz, fakir, fâni ve küçük bir varlığın emrine vermek ve varlıkları yardımına göndermek, elbette hikmet, inayet, ilim ve kudreti de içeren bir rahmet hakikatidir.

Böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis bir şükür, ciddi ve saf bir hürmet ister.

İşte o hâlis şükrün, saf hürmetin tercümanı ve unvanı olan Bismillâhirrahmanirrahimi dilinden düşürme.

Onu rahmete kavuşmaya vesile ve Rahman’ın dergâhında şefaatçi yap.


-----------------------------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…
Rabbim! Lehimde olan hususlarda bana inayet et, aleyhime olacak şeylerde değil. Bana yardım et, düşmanlarıma değil. Düşmanlarımın benim için hazırladıkları tuzakları boz ve onlara aleyhimde tekrar komplo kurma imkânı verme. Beni dosdoğru yola ilet ve o yolda yürümeyi benim için kolaylaştır. Haddini aşanlara karşı da her zaman yanımda ol.

Allah’ım! Beni, Seni çok zikreden, Sana çok şükreden, çok saygılı, çok itaatkâr, çok yakaran, çok huşûlu ve durmadan âh u enîn ile huzurunda yalvaran kullarından eyle.

Rabbim! Tevbemi kabul buyur, günahımı yıka, duama icabet et, delilimi güçlendir; kalbime hidayet, dilime de istikamet ver ve sinemdeki kin ve nefreti söküp al.

Allah’ım! Senden, beni işimde sebatkâr ve doğru yolda azimli kılmanı diliyorum. İçimi nimetlerine karşı şükür hisleriyle doldur ve kulluğumu en güzel şekilde yerine getirmeye beni muvaffak kıl. Bana hep doğruyu söyleyen bir dil ve selim bir kalb ihsan buyur. Bildiğin şeylerin şerrinden Sana sığınıyor, onların hayrını Senden diliyor, malumun olan kusurlarımdan dolayı Senin mağfiretini talep ediyorum. Şüphesiz ki Sen, gayb âlemlerini de bilen yegâne Zâtsın.

Allah’ım! Bana varlığımın gayesini talim buyur ve beni nefsimin şerrinden koru.

Allah’ım! Gözümden ve kulağımdan gönlüme hep güzellikler akıt ve ömrüm oldukça onları sağlıklı eyle. Bana zulmedenlere karşı beni koru ve zulümlerinin cezasını vererek onlardan intikamımı al.

Ey gözlerin göremediği, zanların erişemediği, vasfa kalkışanların aciz düştüğü, hâdiselerin değiştiremediği, belalardan korkmayan; dağların ağırlıklarını, denizlerin hacmini, yağmur damlaların sayısını, ağaçlardaki yaprakların adedini ve üzerine gecenin karanlığının çöktüğü, gündüzün ışıklarının doğduğu her şeyin sayısını bilen; hiçbir semanın diğer bir semayı, hiçbir arzın bir başka arzı, hiçbir denizin dibindekini ve hiçbir dağın içindekileri Kendisinden gizleyemediği Allahım! Ömrümün en hayırlı anını sonu, amellerimin en hayırlısını son amelim ve günlerimin en hayırlısını da Sana kavuştuğum gün eyle.

Yüceler Yücesi Allah’ın salât ve selâmı Efendimiz Hazreti Muhammed’in, pırıl pırıl aile fertlerinin ve iyiliğin en öndeki temsilcileri olan ashâbının üzerine olsun. Amin..!

-----------------------------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ: " ER- RAHÎM "
TESBİH ADEDİ: 258
TESBİH NİYETİ: MADDİ VE MANEVİ RIZKA NAİL OLMAK...


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön