2. GÜN - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

2. GÜN

ÖZEL KUR-1
    
MEAL”

BAKARA-10:Kalplerinin tam merkezinde (manevî hayat kaynaklarını kurutan, idraklerini körelten, karakterlerini bozan) gizli bir hastalık vardır;
(gayz ve hasetlerine bir şifa olsun diye kurmaya çalıştıkları düzenler sebebiyle de) Allah, hastalıklarını arttırmaktadır.
Sürekli yalan söyleyip durdukları için sadece çok acı bir azaptır onların hakkı.”
---
*Kur’ân-ı Kerim’de, bu âyette olduğu gibi, yer yer zikredilen,
Allah, hastalıklarını arttırdı; kalblerini ve kulaklarını mühürledi; başıboş sürüklenip dursunlar diye, azgınlıkları içinde onlara mühlet tanımaktadır”
gibi ifadeler, asla cebrî, yani insan iradesini kabul etmemeye götürücü manâ ve mahiyette olmayıp, Kader ve beşerî iradenin gerçek mahiyetini ortaya koymaktadır.
*İnsan, ameli, düşüncesi, davranışları, yani bizzat kendi “kesb”iyle böyle bir sonucu hak etmiştir; Allah da, adaleti ve insanın irade sahibi olmasının gereği olarak o sonucu yaratmaktadır.

------------------------------------------------------------------------------

HADİS”

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalan olanıdır.”

(Buhârî)


------------------------------------------------------------------------------

TEFEKKÜR PENCERESİ”

*Çok konuşmak, aklî ve ruhî dengesizliğe delâlet eden bir hastalıktır.
*Makbul söz, en kestirme bir yolla, muhatabın kafasını karıştırmadan ona bir şey anlatan sözdür.
*Muhataba bir şeyler anlatabilmek için uzun boylu konuşmaya gerek yoktur ve hatta çok defa uzun bir konuşma, beraberinde bir kısım zararlar da getirir.
*“Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
*Akıllı insan, konuşmak yerine, hem kendisi hem de başkaları için faydalı olabilecek şahısların konuşturulmasını sağlayan insandır.
*Az söylemek, çok dinlemek bir fazilet ve ermişlik nişanesi, devamlı kendini dinlettirmek arzusu da, her zaman bir cinnet eseri sayılmasa da, mutlak bir dengesizlik olduğunda şüphe yoktur.
*Söylenecek her söz, bir meseleyi halletmeye ve bir soruya cevap olmaya yönelik bulunmalıdır.
*İnsan konuşmalarıyla kendini gösterir ve davranışlarıyla da ruhunun yüceliğini aksettirir.
*Her yerde ağzını açıp saçma sapan söz edenlerin, kafa ve gönüllerinden daha büyük olan dilleri, ihtimal ki, onların sürekli kaybetmelerine sebep olacaktır; hem burada, hem de öteki âlemde.
*Hele yapmadıkları şeyleri söyleyenlerin hâli, bütün bütün acı ve onlar hesabına düşündürücüdür.

------------------------------------------------------------------------------


NURDAN YANSIYANLAR”

Soru: Tablacı hükmündeki insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi Cenâb-ı Hak bizden karşılık olarak ne istiyor?

Cevap: Evet, nimetlerin asıl sahibi Allah, o kıymetli nimetlere, mallara karşılık üç şey istiyor: Zikir, şükür ve fikir.

Başta “Bismillah”, zikirdir. Sonda “Elhamdülillah”, şükürdür. Ortada bu kıymetli, sanat harikası nimetlerin, Ehad ve Samed bir Zât’ın kudretinin mucizesi ve rahmetinin hediyesi olduğunu düşünmek ve anlamak ise fikirdir.

Bir padişahtan kıymetli bir hediye getiren miskin bir adamın ayağını öpüp hediyenin sahibini tanımamak ne kadar ahmaklık ise, nimetlerin görünüşteki sahiplerini yüceltip sevmek ve asıl sahibi olan Allah’ı unutmak, ondan bin derece daha büyük bir ahmaklıktır.

Ey nefis! Böyle ahmak olmamak istersen, Allah namına ver, Allah namına al, Allah namına başla, Allah namına işle vesselam.

------------------------------------------------------------------------------

DUA İKLİMİ”

Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla…
Allah’ım! Borca batmaktan, düşmanın galebesinden ve insanların başıma gelen musibetlere sevinmesinden Sana sığınırım. Her türlü üzüntü, tasa, acizlik, tembellik, korkaklık, cimrilikten, yine borç altında ezilmek ve insanlara mağlup olmaktan Sana sığınıyorum.

Deccal fitnesinden, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınıyorum Allah’ım.

Allah’ım! Senden, her zaman âh u enînlerle yakaran, Sana karşı saygı ile dopdolu ve her zaman Senin yoluna yönelen kalbler dileniyoruz.

Allah’ım! Senden rahmetini celbedecek şeyleri, mağfiretinin vesilelerini, her türlü günahtan uzak durmayı, her türlü iyiliğe muvaffak kılınmayı, Cennet’e nâil ve Cehennem’den âzâd olmayı diliyoruz.

Ne olur, bilerek ya da bilmeyerek işlediğim bütün günahlarımı bağışla Allah’ım!
Allah’ım! Senden, yapıp ettiklerimde beni en doğruya hidayet etmeni diliyor ve nefsimin şerrinden Sana sığınıyorum.

Allah’ım! Beni azîz kıl, eksiklerimi gider, bana rızık ihsan et, beni salih amellere ve güzel ahlâka ilet. İlet ki, bunların salih olanına ancak Sen iletir, kötülerinden de ancak Sen uzak tutarsın.

Allah’ım! Ciddi ya da şaka olarak, hataen veya bilerek yaptığım kusurlarımı, işlediğim günahlarımı mağfiret buyur. Biliyorum ki, o kusurların hepsi bende vardır. Beni ihsanlarının bereketinden mahrum etme, mahrum ettiklerinle de imtihan eyleme.

Allah’ım! Her işimin esası olan dinimi, içinde geçimim olan dünyamı ve döneceğim yer olan âhiretimi ıslah buyur. Hayatımı her türlü hayırları artırmaya, ölümümü de bütün şerlerden kurtulup huzura ermeye vesile eyle.

Allah’ım! Yaşamam hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat. Vefatım hayırlı olduğunda da verdiğin can emanetini al.

Allah’ım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve âline, Senin ölçüler üstü kemâlin ölçüsünde, o kemâle yaraşır ve Nebiy-yi Ekrem Efendimiz’in Senin nezdindeki büyüklüğüne uygun şekilde salât eyle. Amin..!

------------------------------------------------------------------------------

GÜNÜN ZİKRİ: " ER- RÂHMAN "
TESBİH ADEDİ: 298
TESBİH NİYETİ: DÜNYADA VE AHİRETTE, ALLAH'IN SEVGİSİNİ KAZANMAK...


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön