21. DERS: İSTİŞARE (MEŞVERET) - DAYANIŞMA - HAKİKİ KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ

İçeriğe git

Ana menü:

21. DERS: İSTİŞARE (MEŞVERET) - DAYANIŞMA

1. KUR

WORD HALİ


BİR AYET:


“Allah'tan bir rahmet dolayısıyla onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (3/159)


BİR HADİS:


Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Kendisine danışılan kimse, güvenilir biri olmalıdır."

Ümmü Seleme radıyallahu anha. Tirmizî.


NİÇİN İSTİŞARE?


* “Bir bilene sor! İki bilgi bir bilgiden hayırlıdır.”


*İstişare; sınırlı akıl, sınırlı düşünceye sınırsızlık kazandırmanın yoludur.


*İstişare kadar zengin bir devlet ve güçlü bir ordu yoktur.


*Akıllıdan birkaç adım daha ileri akıllı, başkalarının akıl ve düşüncelerine de değer verendir.


*Düşüncedeki pasları çözecek en müessir iksir, meşverettir.


*İki akıl bir akıldan hayırlı ise, yüzlerce akıl evveliyetle bir akıldan hayırlı olur. İşte meşveret bunca aklın bir araya gelmesinin adıdır.


*Kendi akıllarına güvenip başkalarının düşüncelerine müracaat etmeyenler dâhî de olsalar, muhâkemeye önemli bir derinlik kazandıran meşvereti terk ettiklerinden dolayı “akılsız” sayılırlar.


*Güzel neticelerin elde edilmesinin ilk şartı meşveret olduğu gibi, kötü akibet ve hezimetlerden korunmanın ehemmiyetli bir vesilesi de, dostların yüksek fikirlerinden istifâdeyi ihmâl etmemektir.



EFENDİMİZ (S.A.S) VE MEŞVERET


Allah Rasulü (s.a.s), Uhud Savaşı öncesi ashabı ile meşveret eder; kendi görüşü Medine'de kalıp müdafaa harbi yapma istikametindedir. Ancak, yapılan istişare sonucu, Medine'nin dışına çıkılarak taarruz harbi yapılmasına karar verilir. Bu karar gereği Nebiler Serveri (s.a.s) Uhud'a gider.


Bu noktada Seyyid Kutub'un şu enfes yorumu çok yerindedir:

"Allah Rasulü, Uhud'a çıkarken orada 70 kişinin şehid verilmesi değil; Medine'de taş taşın üstünde kalmayacağını bilseydi, meşveretin hakkını vermek için yine çıkacaktı."


Evet, meşveretin İslam devletinde ve İslami yapıda böyle önemli bir yeri vardır. Yıkılan Medine tekrar yapılabilir ama teşri döneminde İslam
ın bir rüknü yıkılırsa onu yeniden inşa etmek imkânsızdır.


Öyleyse, meşveret heyetinde bulunan herkes sahip oldukları güzel fikirleri heyete sunmalı ve o güzel düşüncelerin herkese mal olmasını sağlamalı. Ve tabii aksi karara da mutlak manada uymalıdır.


MEŞVERETİN NETİCESİ


İstişare, nebevi; münferit hareket, nefsi bir davranıştır.

İtaat ise meşveretin tabii bir neticesidir.


Cihan tarihinde peygamberler, vahiyle müeyyed oldukları halde istişare ederek hareket etmişlerdir.


Bunun aksine, Ramses'ten Amnofis'e, Sezar'dan Napolyan'a; Cemil Meric'in ifadesi ile ondan da deli teke Hitler'e, Stalin'e, Lenin'e kadar, ne kadarı varsa bunların hepsi de müstebit, tek başlarına karar veren ve infaz eden insancıklardır.


BİNE KADAR BİR BİR…


Meşrepler arasında temel meselelerde ve usulde farklılık olmak şöyle dursun, birleşilen noktalar bir değil bindir.


Tevhid, Nübüvvet ve Haşirde ihtilâf var mıdır?


Meleklerin ve cinlerin varlığı hususunda ihtilâf var mıdır?


Kitabımız ve kıblemizde ihtilâf var mıdır?


Namazın, zekâtın, orucun ve haccın farziyetinde, hatta namazların rekatlarında, zekâtın miktarında ve kimlere verileceğinde ihtilâf var mıdır?


Sonra, vatanımız, tarihimiz, harsımız ve bayrağımız bir; dinimize, imanımıza, vatanımıza ve istiklâlimize göz diken hasımlarımız dahi bir değil midir?


Dünyanın dört bir köşesinde minarelerden yükselen ezanımız bir, ideal ve mefkûremiz bir… Evet, bine kadar bir bir...


YETER Kİ...


İttifak ve birleşme, rüşde ermemize bağlı bir husus olup, Allah (cc) bir gün onu da şu aziz millete lütfedecektir.


Yeter ki, biz, Kurânın elmas prensiplerine ve Onun inci mercan düsturlarına riayet edelim, tevfik-i ilâhînin en büyük bir vesilesi olan ittifak ve vifak için de her gün dua edelim…


Dua edelim ve bütün müminlere hürmet ve muhabbetle kalplerimizi açabilelim...


 
İçeriğe dön | Ana menüye dön